Showing posts with label Yeni ve ilginc. Show all posts
Showing posts with label Yeni ve ilginc. Show all posts

Wednesday, December 22, 2010

Kartvizit ne ola ki?

Hayatım boyunca kartvizit olayına alışamadım. Yanımda taşımayı hep unutmam bir yana, insanlardan aldığım kartvizitleri doğru düzgün kullanamıyorum. Teknolojinin bu kadar geliştiği bir dönemde nasıl oluyor da halen bu kağıt parçasına başarılı bir alternatif getirilemediğini de anlayamıyorum.

Halbuki kartvizitin hayatımızda daha anlamlı bir yeri olabilir. Farklı tasarımlarda kartvizitler kullanılsa, hem insanlar üzerinde yaratacağınız ilk izlenim çok farklı olur, hem de belki kartvizitiniz gerçekten bir işe yarar. Ne demek istediğimi resimlere bakınca daha net anlayacaksınız. Ben yaratıcı ve faydalı bir kartvizit istiyorum. Yetkililere duyrulur.





 

Tuesday, November 23, 2010

Trafiğe çözüm yeni taşıma aracı

Çinlilerden trafiğe çözüm! Bayıldım bu çözüme... 7 tepeli şehrimizde metro yapmanın zorlukları varken bu çözüm son derece uygun olabilir. Ey belediye duy sesimi.

Resimde gördüğünüz bu otobüs sadece yanlarından yoldaki raylara temas ediyor. Yüksekliği 4.5metre ve altından arabalar geçebiliyor. Elektrik ve güneş enerjisi ile çalışan bu yeni taşıma aracı 1200 kişi kapasiteli ve saatte 60km hız yapabiliyor.Trafiği %20 ila 30 oranında azaltması bekleniyormuş.

Sizce de harika bir buluş değil mi? Kurtuluruz valla. HADİ!

Wednesday, November 10, 2010

Hergune bir Google haberi

Google bugun de beni sasirtmayi basardi. Bu sefer calisanlarina yaptigi sene sonu suprizi ile; tum calisanlarinin baz maaslarina %10 zam yapacakmis. Yillik bonuslarini maaslarina ekleyecekmis, zira yapilan arastirmada sabit gelirin daha onemli oldugunu gormusler. Ayrica herkese $1000 tatil harcirahi vereceklermis.

Google'in tum dunyada 23,000 calisani oldugu dusunulurse sadece tatil harcirahi bile 23 milyon tutuyor. Vergisini de yine Google odeyecekmis. Maas artisi ise Google'a yilda 1 milyar dolar ek maliyet getirecekmis. Google calisanlarinin artik yaraticiliklarinin doruguna ulasmasini bekliyoruz. Bu govde gosterisi umalim tum isverenlere ornek olur.

- Posted using BlogPress

Follow me - Yorumsuz

Naaaaayyyzzz.

Wednesday, November 3, 2010

Ne oluyorsa Stockholm'de oluyor

Bu sene görmüşsünüzdür Stockholm'de Volkswagen'in piyano merdivenleri, dipsiz çöp kutusu ve arcade şişe makinalarını gibi uygulamaları görüp bayılmıştık. Şimdi de yepyeni bir pilot yapıyorlar. Hemen Stockholm'e gitmeliyim. Seveceğimi hissediyorum.

Stockholm'e gitmek istediğinizde internete girip odanızı rezerve ediyorsunuz, paranızı ödüyorsunuz ve telefonunuza bir aplikasyon yükleniyor. Bu aplikasyon sayesinde otele vardığınızda resepsiyona gidip anahtar dahi almıyorsunuz, direkt odanıza çıkıyorsunuz. Cep telefonunu kapıya 4 cm yaklaştırıyorsunuz ve tataaaa. Kapınız açılıyor. 
 Aplikasyon çok basit, yüksek frekanstan kablosuz bir iletişim sistemi. Kapıya şifreyi söylüyor. NFC isimli bu sistem (Türkçesi yakın saha iletişimi) 13.56 Mhz'de çalışıyor ve 424 Kbit/saniye veri transferi yapabiliyor. Bu teknoloji neden daha fazla kullanılmaz anlamış değilim. Cep telefonu ile ödeme yapmak, müzelerde bilgi almak, süpermarketlerde bilgi almak gayet güzel olmaz mıydı?

Saturday, October 16, 2010

Yüzen şehirde yaşar mısınız?

Yine gezinirken Vincent Callebaut isimli bir 1977 doğumlu, birçok ödül sahibi bir mimara rastladım. Lilypad (Nilüfer) isimli bir yüzen şehir tasarlamış. Bu şehirlerin bir tanesi 50.000 kişiyi barındıracak büyüklükte. Ekvatordan, güney kutbuna kadar heryeri dolaşıyor olacak. Suyun altında da yaşam alanları var. Binalar harcadığından kat kat daha fazla enerji üretebilecek düzeyde olacakmış. Benim gibi araba, gemi
salıncak, sallanan bacaktan midesi bulanan birine göre değil ama fikir son derece ilham verici. 
Siz yaşar mıydınız bu şehirde?



Bu binanın yanında gökdelen orman gölgede kaldı.

Tuesday, September 28, 2010

Barbie Center - Shanghai

50. doğumgününü kutlayan Barbie, Shanghai'da ilk güzellik ve alışveriş merkezini açmış. 6 katlı bu merkezde dünyanın en büyük Barbie koleksiyonu bulunuyormuş, toplam 800 adet Barbie bir arada! Merkezin tamamı tabi ki Barbie üzerine kurulu. İçeride designer markaları, Barbie kıyafet ve aksesuarlarının satışının yanısıra farklı aktivite köşeleri de yapmışlar; Design center'da Barbie'nin nasıl dizayn edildiğine dair gizli bilgiler paylaşılıyormuş. (Neden gizlendiğini ben anlayamadım ama), Barbie SPA'da masaj ve bakım yaptırılabiliyormuş, Barbie Fashion Stage'de ise çocuklar kendi kıyafetlerini seçip, saçlarını başlarını yaptırıp defileye çıkabiliyorlarmış. Böyle şeyleri Türkiye'de açmak lazım. Nişantaşı'nda bir Barbie Center düşünebiliyor musunuz? 




Wednesday, September 22, 2010

It gets better project

Bugün internette birkaç yerde "It gets better project" diye birşey gördüm. Bir iki kere görünce neymiş diye okuyayım dedim. YouTube'da eşcinsel komünite tarafından yaratılmış bir kanal. Büyüyüp, hayatını düzene koymuş eşcinseller herşeyin nasıl zamanla daha da iyiye gittiğini, kendi hayatlarından örnekler vererek anlatıyorlar. Hikayelerinin çoğunda ilkokul ve ortaokul yıllarında nasıl diğer çocuklar tarafından dalga geçilen, dayak yiyen kişilerken, bugün ne kadar mutlu olduklarını anlatmışlar. Diğer eşcinselleri de kendi hikayelerini anlatmaya ve kendini umutsuz hisseden eşcinsellere geleceğin olumlu taraflarını göstermeye davet ediyorlar.Çok düşünceli ve güzel bir kanal. Fikre de bayıldım. Ayrıca başka konularda da bu tip desteklerin başlaması için çok ilham verici. 

Tuesday, September 21, 2010

Aurora'yı artık canlı izleyebileceğiz. Aurora da ne?

Babama sordum küçükken de hep gökyüzünü merak edermişim, şimşekleri keyifle izlermişim, yıldızları sorarmışım, yağmurda dışarı çıkmak istermişim. Sorduklarında da, hatırlıyorum hep astronot olmak istiyorum derdim, coğrafya dersime de bayılırdım. Çocuk işte deyip geçmişler. Halbuki gerçekten gökyüzü ile ilgili şeyler halen ilgimi çekiyor. Astronot olabilir miydim bilmem ama kesin meteorolog olurdum. Neyse yine Nasa, Discovery channel haberlerini takip ederken Kanada Uzay Ajansı bugunden itibaren Aurora canlı yayını yapmaya başladığını öğrendim.
Aurora, kutup belgesellerinde gördüğümüz gökyüzündeki rengarenk dalgalanmalar, oluşumlara verilen isim. Resimde gordugunuz gibi. Kuzey kutbunda her sene Ağustos sonu, Eylul başı gibi başlayıp Mart ayına kadar sürüyor. Tam zıt zamanlarda da güney kutbunda oluyor. Güneşte gerçekleşen manyetik patlamalar atmosferimiz ile çarpıştığında ortaya çıkan enerji farklı renkler oluşturuyor. Canlı yayında izlemek için buraya tıklayabilirsiniz. Kanada'da gece iken ancak izleyebilirsiniz.

Gokyuzune bakarak Kuzeyi nasil bulurum?

Saturday, September 18, 2010

Harcadiklarindan 4 kat fazla enerji ureten kasaba

Almanya'daki Sonnenschiff solar kasabasini belki daha once duymussunuzdur. Bu kasaba pasif bir kasaba olmak uzere kuruldu. Yani amaclari hicbir sekilde fosil yakit kullanmayarak hayatlarini idame ettirmekti. Bugun geldikleri noktada ise harcadiklarinin 4 kati enerji uretebiliyorlarmis.

 

Kasabanin mimari Rolf Disch, tum evleri hem yazin, hem kisin maksimum gunes isigi alacak sekilde yerlestirmis. Evlerin catisi uzun gunes panellerinden olusuyor. Pencereler, isigi almak fakat isiyi kacirmamak icin cift degil 3 katli. Kasabada tabi ki ulasim sadece yuruyerek, bisikletle ve elektrikli araclarla yapiliyor.
Turkiye'de hic bu tip pasif bir komunite projesi var mi acaba?







Google instant search - aninda goruntu




Google'in arama motorunda yaptigi yeniligi sanirim artik herkes duymus veya fark etmistir. Google'da herhangi birsey aramaya basladiginizda, ilk harften itibaren aramanizi tahmin etmeye calisan bir liste cikiyor ve siz diger harfleri girdikce bu liste degisip duruyor. Amaci ise siz daha yazarken, en cok yapilan taramalardan sizin aradiginiz bilgiyi size en hizli sekilde getirmek.
Gunlerce Google'in neden boyle bir iyilestirme uzerinde kafa patlattigini anlayamamistim. Bugun bir aciklama okudum ve biraz ikna oldum. Instant oncesi bir kisinin Google'da aradigi kelimeyi, cumleyi yazmasi ortalama 9 saniye suruyormus. Gercekten uzun bir sure (dalga gecmiyorum, bence de gercekten uzun). Ayrica bir kisinin klavye uzerindeki iki tus arasinda gecis yapmasi 300 milisaniye iken, iki farkli sayfaya goz atmak 30 milisaniyeymis.
Kullandikca begendigim tarafi ise tam olarak ne aradigimi bilmedigimde, yaptigi onerilerin isimi kolaylastirmasi oldu. Ozellikle ingilizce cumle kurarken emin olamadigim kelimeleri cok isabetli tahmin ediyor. Yasasin Google, keske herkes senin kadar titiz olsa.

- Posted using BlogPress

Sunday, September 12, 2010

Facebook ve Twitter'a nasil oluyor da ters yaziyorlar?

Facebook ve Twitter'da bazi insanlarin ters yazdigini goruyorsunuzdur. Neden boyle birsey isterler bilmem ama iste size nasil yaptiklarini arastirdim. flipmytweet isimli bir web sitesi sayesinde. Siteye girince sadece iki kutu goruluyor; siz istediginizi yaziyorsunuz, asagida terse cevriliyor. Kopyalayip facebook veya tweeter'a yapistiriyorsunuz.

Bu linke tiklayin ve siz de yazacaklarinizi ters yazip, arkadaslariniza hayati zindan edin :)

Saturday, September 11, 2010

Dusunceleri okuyan robot

Utah Üniversitesi'nden Bioengineering profesoru Bradley Gregor ve ekibi dusuncleri okuyan bir robot üzerinde umut verici sonuclar almislar. Bu bulus ozellikle tamamen felcli olup da, sadece goz kirparak konusmaya calisan hastalar icin gelistirilmis. Yani henuz bizim dusuncelerimizi okuyabilecek boyutta degil.

Cihaz, beyne takilan bircok mikro elektrot ile beynin verdigi tepkileri anlamaya calisiyor. Utah üniversitesi ekibi ilk olarak felcli hastalarla 10 kelime uzerinde calisiyormus;
Evet, Hayır, Sicak, soguk, acim, susadim, merhaba, gule gule, daha az, daha cok.
Gonullu hastalara bu elektrotlari baglayip bu kelimeleri defalarca dusunmeleri isteniyor ve hastanin verdigi tepkiler kaydediliyormus. Simdilik basari orani %28 ile %48 arasinda oynuyormus. Amaclari bu orani %90'a cikartmak. Geldikleri asamada daha fazla elektrod ve daha fazla hasta ile calismalarina devam edeceklermis.
Washington universitesi de ayni sekilde beyin dalgalarini bir robota baglayarak gerceklestirmis. Elektrotlar bagli kisi ne dusunurse robotun bu hareketleri yaptigini gorebiliryorsunuz. Video'yu izlemek icin Discovery News'a tiklayin, ilginc.

Diger yeni ve ilginc haberler
Sadece genclerin duyabildigi ses
3 boyutlu yazici artik evlerde

Kavitasyon nedir?

Kavitasyon son zamanlarda moda olan, cerrahi mudahale gerektirmeyen ama bir o kadar da etkili olabilen bir zayıflama yontemi. Kendim yaptirdigim icin rahatlikla soyleyebilirim ki ise yariyor. En azindan bende bir seansta 9cm incelme olcumlendi!!!

Kavitasyon,yaglanma olan bolgeye ses dalgalari uygulayarak yaglarin parcalanmasini saglayan acisiz bir yontem. Kavitasyonu size uygulayan uzman uzaktan kumanda boyutunda bir alet ile istenilen bolgeye 50 dakika boyunca jelli masaj yapiyor. Islem esnasinda masaj yapilan bolgede sadece isinma hissediliyor. Kulaklarinizda da icinizden gelen bir cinlama duyuyorsunuz, kulaklikla muzik dinlemek istedim ama mumkun olmadi. Uygulama sonrasi bol bol su iciyorsunuz, seker ve yag yemekten kaciniyorsunuz, gunde 30 dakika yuruyus yaparsaniz da daha iyiymis. Ben spor haric digerlerini uyguladim. Hamilelik esnasinda 35 kilo almistim. 30 kilo verdim ama 5 kilosu sanki sadece gobegimde yer etmisti. Bir seans kavitasyonda 9cm gorunce tekrar keyfim yerine geldi, eski pantolonlara girebilmeye basladim.
Islem oncesinde doktor muayenesi oluyorsunuz. Damar tikanikligi, kalp sorunu gibi bircok soruya cevap veriyorsunuz. Sonucta 9cm gibi bir farktan bahsettigimiz icin ben doktor olan bir yerde girmenizi tavsiye ederim. Sonucta normal disi bir durum. 
Son bir kucuk uyari, gittigim hastanede doktor 9cm'i gorunce "ah benim bir arkadasim 5 seans girdi 1 cm inceldi ancak, onunla bir konussaniz" dedi. Yani anladigim herkes ayni performansi goremeyebiliyor. Ayrica gobek bolgesinde, kalcadan daha etkin oluyormus.

Friday, September 10, 2010

Hic 3 boyutlu yazici gordun mu?

3 boyutlu printer ile ilgili gozume haber ilistiginde ilk olarak 3d fotograf basimi yapiyor sandim, yine de bir baktim. Ama cok daha ilginc birseymis meger... 3 boyutlu olarak bilgisayarda resmini gordugu herhangi bir seyin heykelini yapabiliyormus.


Ben bu resmi gorunceye dek tam kavrayamamistim valla. Bilgisayar ekraninda gorunen gargoyle'in 2 farkli renkte heykelini print etmisler. Ogrendim ki uzun bir suredir zaten bu yazicilar sanayide kullaniliyormus ama ev/ ofis kullaniminda kullanilacak fiyatlara ancak inmis. 7000 dolardan basliyor fiyatlari.



Ayrica cok daha karmasik cisimleri, oyuncaklari, mutfak esyalarini da bu yazici ile yapabiliyorsunuz. Oyuncak fikri ozellikle hosuma gitti. Ofislerde kullanilmaya baslayacagi gun eminim yeniliklerde bir hizlanma olacaktir. Yalniz acaba ilerde "kartus dolumu yapilir" sektoru buraya da el atabilecek mi?

Yazici plastik ve murekkebi katman katman puskurterek yapiyormus. Google'dan arayinca Corporation Z diye bir firma cikiyor. Ayrica Jay Leno'da bir adet varmis.

- Posted using BlogPress

Monday, September 6, 2010

Sadece genclerin duyabildigi ses

Compound security isimli firma sadece genclerin duyabildigi 17khz'lik bir ses cikartan makina uretmis. Firmanin sitesinde mahallede toplasan gencleri uzak tutmaya yarar diye reklami yapiliyor. Yaslanmakta olan ingiliz halki da bu aleti cok sevmis ve bazi yerlesim bolgelerinde kullanmaya baslamis.


Bu kadarla kalsa iyi. Gencleri uzaklastirmak istedikleri bolgelerde bu frekansta Lionel Richie'nin Hello sarkisi ve St Winnifred korosunun soyledigi There is Noone Quite Like Grandma sarkisinin yayinini yapiyorlarmis. Cok da efektif olmus, gencler bu bolgelerde takilmayi birakmislar. Ayni uygulama Kanada ve Avusturalya'da da varmis.

Ingilizler bununla da yetinmemis, mahallede toplasan gencleri uzaklastirmak icin bir de pembe isik kesfetmisler. Bu pembe isikta akneler cok daha cirkin ve belirgin gorunuyormus. Bu isik sayesinde genclerin apartman onlerinde bulusmasini engelleyebilmisler. BBC'deki haberi okumak icin buraya tiklayabilirsiniz.



Sadece genclerin duyabildigi bu ozel frekans ile guzel seyler de yapiliyor; sarkilar, ringtonelar, reklamlar vs.

- Posted using BlogPress
Location:Turkey

Sunday, September 5, 2010

Taraf gazetesinden geleneksel bulmacada inovasyon

Gazete bulmacalarini sevenlerden degilim ama bugun ilk defa Cosan amcam Taraf gazetesinin bulmacasini cozerken farkettim ki geleneksel bulmacaya cok farkli bir bakis acisi getirmisler. Bulmaca degil de sanki cevabi bulabilmeniz icin ipuclari birakilmis.

- Fellini's... - 4 harfli, tabi ki cevap Roma
- Sabahlari ata binen guzel kadin - 7 harfli, cevap Sabahat
- Etekleri ruzgardan havaya kalkan unlu kadin casus - 8 harf, cevap Matafora
- Evde yenen et - cevap Evet
- ingiliz suyu - cevap AbUK

Ahaha, gercekten klasik bulmaca cevaplarini ezber etmis bir halk icin cok zekice yaratilmis bir alternatif. Ne yazik ki gazetenin internet versiyonunda yok ki sizlere linkleyeyim. Ama taraf alirsaniz bir goz atin.


- Posted using BlogPress
Location:Turkey