Tatildeyiz ya, keyifle bircok akraba hikayesi dinliyoruz. Bugun aksam yemeginde Florida'da bir bataklik parkina giden akrabalarimi dinledim. Parkin bakicisina aligator ve krokodilin farkini sormuslar, "hangisi bacagini once yakalarsa o daha tehlikelidir" diye cevap vermis, baska birsey de soylememis. Halen cevabi bilmiyorlardi, arastirma gorevini bana verdiler.
Aligator ve krokodiller akraba olsalar dahi, farkli familyalardan geliyorlar. En belirgin ayristirici gorzel ozellikleri ise sunlar;
1) aligatorun cenesi genis, krokodilinki ise sivri ve dar. Yani ikisi de cok kuvvetli olmasina ragmen aligatorun cenesi daha da kuvvetli. Krokodiller kaplumbaga yiyemezken, aligatorler yiyebilirler.
2) aligatorun boyu ortalama olarak 4,3mt, krokodilinki 5.8mt.
3) aligatorun rengi siyaha yakin, krokodilin rengi ise yesile
4) krokodilin alt ve ust cenesi ayni buyuklukte oldugundan alt ve ust dislerinin tumu gorunur. Aligatorun ise alt cenesi daha kucuk oldugundan, alt disleri yandan gorunmez.
Bu arada her ikisi de marshmellow cok seviyorlarmis. Yani su Eti Puf'un icindeki beyaz pofuduk madde:)
- Posted using BlogPress
Showing posts with label hayvanlar. Show all posts
Showing posts with label hayvanlar. Show all posts
Sunday, November 14, 2010
Aligator ve Krokodilin farki nedir?
Labels:
aligatör,
Genel kultur,
hayvanlar,
krokodil,
timsah
Posted by
Meraklinane
at
10:28 PM
No comments:
Thursday, October 14, 2010
Tylenol'lu fareler
Amerika'lı bilim adamları Guam'da birçok canlının yok olmasına sebebiyet veren kahverengi yılanları öldürebilmek için çok ilginç bir yönteme başvuruyor. Uçaktan içi Tylenol ile doldurulmuş binlerce parmak büyüklüğünde ölü fareyi ormana atacaklarmış. Kahverengi yılanlar bu Tylenol'lu fareleri yediklerinde önce komaya girip sonra ölüyorlarmış. Yüzlerce farklı canlının neslinin tükenmesinden sorumlu olan bu yılanlardan çok korkulmasının diğer bir sebebi ise artık sayıca iyice fazlalaşmış olmaları ve Havaii'ye gidip orayı talan etme ihtimalleriymiş.
Sunday, October 3, 2010
Topkapı Sarayı'na lazer silahı lazım
Topkapı Sarayı'nı yaklaşık 300-400 karga istila etmiş ve sarayın mermerlerine, camlarına, havalandırmalara, kedilere, papağanlara, sincaplara, kablolara çılgın zarar veriyorlarmış. Tepeden kırmak üzere cevizlerini mermerlere atıyorlarmış, mermerler yemyeşil olmuş. Güvenlik görevlilerine göre şimdiye kadar binlerce ceviz kırmışlar bu mermerlerde. Hürriyet'in haberine göre Topkapı Sarayı müdürü İlber Ortaylı kargalardan kurtulmak için Şahin sipariş etmiş. İşe yarar mı gerçekten diye araştırdım. Kargalar Şahinlerden korkarmış gerçekten ama Baykuş'tan daha çok korkarlarmış. Ayrıca 300 karga ile kaç şahin başa çıkabilir ki. Karga sosyal bir hayvan ve birbirini kollar. Gruplaşıp şahinleri def edebilirler gibi geldi bana.
İnternette kullanıcı yorumlarından ve eski Moda semti deneyimimden sonra İlber beye önerim Lazer silahı veya ses aleti alması olacak. Lazer silahı kargalara zarar vermiyor, sadece o kırmızı ışığı üzerlerinde görüp birşey yapamayınca korkuyorlar. Sivrisinek, fare ve gençlerden ses frekansı ile kurtulunduğu gibi kargalardan da kurtulunabilir.
Yalnız tüm bunları okurken bir olaya çok güldüm. Topkapı sarayında güvenlik görevlisi olan Coşkun bey'e kargalar daha gıcık oluyorlarmış. Çünkü Coşkun bey kargaların kırmak üzere attıkları cevizlerden kaçmak yerine hemen alıp ağzına atıyormuş. Nihahaha. Coşkun bey Yaşa!
İnternette kullanıcı yorumlarından ve eski Moda semti deneyimimden sonra İlber beye önerim Lazer silahı veya ses aleti alması olacak. Lazer silahı kargalara zarar vermiyor, sadece o kırmızı ışığı üzerlerinde görüp birşey yapamayınca korkuyorlar. Sivrisinek, fare ve gençlerden ses frekansı ile kurtulunduğu gibi kargalardan da kurtulunabilir.
Yalnız tüm bunları okurken bir olaya çok güldüm. Topkapı sarayında güvenlik görevlisi olan Coşkun bey'e kargalar daha gıcık oluyorlarmış. Çünkü Coşkun bey kargaların kırmak üzere attıkları cevizlerden kaçmak yerine hemen alıp ağzına atıyormuş. Nihahaha. Coşkun bey Yaşa!
Friday, September 24, 2010
Karincalar neymis be!
Ortamda acilan karinca konusu uzerine yine okudum ve bu sefer de karincalarla ilginc birsey ogrendim. Sussex universitesi karincalarin hafizasi oldugunu kesfetmis. Yururken yola biraktiklari kimyevi salginin yaninda gelismis bir gorsel hafizalari varmis. Yurudukleri yolun cografyasini ve etraflarindaki olusumlari da hatirlayabiliyorlarmis. Acaba karincadan kurtulmanin yer silmek disindan diger bir yolu olarak da mobilyalarin yerini mi degistirmeli?
Ayrica karincalarla ilgili diger bir sasirdigim bilgi de koloniler arasi savas yaptiklari oldu. Saldirdiklari koloninin yumurtalarini calip, dogduklarinda da bu karincalari esir olarak kullaniyorlarmis. Haydaaaaa!!
- Posted using BlogPress
- Posted using BlogPress
Yuh bu karincalar 9. kata bile cikiyor!
Bugun ofiste evini karinca basan bir arkadasim konusunu acti ve bu durumdan kurtulmanin yollari tartisilmaya baslandi. Daha once arastirmistim, denemistim ve anlattim. Karincalar yurudukleri yerlere pheromone isimli kimyasal bir madde birakiyorlar. Bu koku diger karincalara o yonde yiyecek oldugunu gostermenin tek yolu. Koloninin diger uyeleri de bu kokuyu takip ederek yiyecege ulasiyorlar.
Karincalardan kurtulmak icin yapilmasi gereken en onemli sey bu kimyevi kalintiyi ortadan birakacak sekilde ve kuvvette yurudukleri yeri silmek. Ben Mr.Muscle ile denedim ve cok basarili oldu. Ilk silinisinizde ne yazi ki kurtulamayacaksiniz ama 4-5 gun sildikten sonra karincalarin artik gelmedigini goreceksiniz. Unutmayin tek bir karinca gorseniz dahi tum yurumus olabilecegi yollari iyice silmelisiniz. Zira bu karinca zaten tum o kimyevi yolu yapan karinca.
- Posted using BlogPress
Karincalardan kurtulmak icin yapilmasi gereken en onemli sey bu kimyevi kalintiyi ortadan birakacak sekilde ve kuvvette yurudukleri yeri silmek. Ben Mr.Muscle ile denedim ve cok basarili oldu. Ilk silinisinizde ne yazi ki kurtulamayacaksiniz ama 4-5 gun sildikten sonra karincalarin artik gelmedigini goreceksiniz. Unutmayin tek bir karinca gorseniz dahi tum yurumus olabilecegi yollari iyice silmelisiniz. Zira bu karinca zaten tum o kimyevi yolu yapan karinca.
- Posted using BlogPress
Wednesday, September 15, 2010
Sivrisinek isirigi neden kasiniyor?
İlk olarak sivrisinekleri takdir etmek lazim. Askeri bir savas ucagi kadar etkin araclari var.
1) karbondiyoksit ve laktik asidi 36 metre uzakliktan hissedebiliyorlarmis
2) ozellikle kamuflaj kiyafeti giymediyseniz sizi kesinlikle cok rahatlikla gorebilirlermis
3) isi algilayicilari varmis
Yani sivrisinekten kacmanin ilac harici pek de yolu yok.
Sadece disi sivrisinekler isirirmis. Igneleri cok sivri oldugundan genellikle isirdiklarini hissetmiyormusuz. Tukuruklerindeki protein kanin pihtilasmasini engelliyormus. Sivrisinegin isirdigi yerdeki proteini atmak isteyen bagisiklik sistemimiz reaksiyon gosterdigi icin kasiniyormusuz. Yasasin OFF.
Karasinekler neden oramiza buramiza konar?
Karasinekler neden oramiza buramiza konar?
Karasinek neden bacağa konar?
Yazın en sevilmeyen tarafı nedir?
Sinekleri...
Hele kara sinekler yok mu! Sanki koca evde konacak yer yokmuş gibi, gelip gelip kolumuza bacağımıza konar insanı sinir ederler.
Sivrisinekler gibi sokuyor olsalar, kan emiyor diyeceğiz. Ama yok çoğunlukla sadece konuyorlar, duruyorlar. Deli mi bunlar? Ne istiyorlar bacaklarımızdan, kollarımızdan?
Meğer karasinekler ağızları ile değil, ayaklarındaki minik kıllar sayesinde tat alıyorlarmış.
İyyk. Farkli noktalara konarak yemek arıyorlarmış yani.
En aktif olduklari saatler, sabah 9 ila 11 arası ve akşamüstü 4 ila 7 arasıymış. Öğlen uykusuna yatıyorlar desenize!!
Karasineklerin sokan cinsi genelde dişi olanlarıymış.
Açıkk mavi, sarı, turuncu renkleri fazla sevmezlermiş.
Kırmızı, yeşil, kahverengi ve koyu mavi renkleri ise özellikle severlermiş.
Subscribe to:
Posts (Atom)



